Cuma, Şubat 26, 2021

ABD Demokrasisinin (!) Keşfi

ÖNERİLENLER

SOL Parti’den CHP’ye Anayasa Mektubu

Sol Parti bugün CHP genel merkezini ziyaret etti. Görüşmede Sol Parti başkanlar kurulu üyeleri Önder İşleyen, İlknur Başer ve...

Arap Baharı Başarısız Oldu Ancak Sefalet ve Adaletsizliğe Karşı Öfke Sürüyor – Çeviri

Counterpunch.org sitesinden kısaltılarak çevrilmiştir. Yazar: Patrick Cockburn https://www.counterpunch.org/2021/02/17/the-arab-spring-failed-but-the-rage-against-misery-and-injustice-continues/ On yıl önce, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın tamamında insanlar, egemenlerine karşı ayaklanıp demokrasi...

Dosya (2): Mustafa Sönmez – Derin Yoksulluk

Türkiye’de sayıların ifade ettiğinin ötesinde yaşanan yoksullaşma pandemi koşullarında yatay ve dikey olarak ilerledi, derinleşti. Etkin bir sivil toplum...

Dosya(1): Selçuk Candanayar – Derinleşen Kriz ve Toplumun Ruh Hali

Youtube söyleşi linki yazının altında! Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları’nda Kartallı Kazım’ ın hikayesini anlatırken söz eder açlıktan. 1. Dünya...



Biden ABD Başkanlık koltuğuna oturmak için gün sayıyor. Biden ile birlikte ABD politikalarında ne tür değişiklikler olacağına ilişkin tartışmalar sürerken ülkemiz ve bölgemizde pek çok aktörde bu sürece hazırlık içinde görünüyor. 

Bu konuya ilişkin daha önce iktidar ve muhalefetin tutumlarına değinmiştik. Kısaca özetlersek AKP, Biden ile yeni pazarlık sürecine ilişkin bir hazırlık içinde. Albayrak istifasıyla başlayan, şimdi büyük sermaye kesimlerinin taleplerine yanıt vermeye hazırlanan reform adı altındaki düzenlemelerle sürdürülmek istenen gelişmeler Biden’ın seçilmesinden bağımsız düşünülemez. Muhalefet bloku ise, Biden’in seçilmesini kendileri için bir güç kaynağı olarak görerek, bu yönde açık mesajlar vermeye devam ediyor. 

*

Bu Biden ayarına verilen son yanıtlar birisi de Kürt hareketi adına Murat Karayılan üzerinden geldi. Karayılan, hem Suriye’deki Kürt hareketine hem de doğrudan PKK’nın ABD ile ilişkilerine ilişkin kimi tespitlerde bulundu. Bu açılımın arkasında kuşkusuz hem Irak’ta hem de Suriye’de Kürt hareketinin son dönemde yaşadığı sorunlara çözüm arayışı olduğunu söyleyebiliriz. Bir süredir Barzani güçleri ile PKK arasında Sincar merkezli bir çatışma süreci yaşanıyor. Son günlerde PKK’nın Sincar merkezden çekileceği haberleri de gündeme gelmeye başladı. Burada, KDP, Irak merkezi hükümeti ile anlaşma yaparak Sincar kent merkezinin kontrolünü ele almaya çalışıyor. Türkiye’nin askeri ve politik basıncı altındaki Sincar’daki bu gelişmeler ABD politikasıyla da uyumlu bir seyir izliyor. 

ABD’nin Suriye’de PYD ve YPG ilişkisini sürdürme konusundaki kararlılığı biliniyor. Biden, bu konuda Trump’tan daha tutarlı birisi olarak görülüyor. YPG komutanlarından Mazlum Kobani’nin, Biden’ın seçilmesinin ardından artık daha güvende oldukları minvalindeki açıklamalarından da bunu görmek mümkün. ABD, bu politikasını Türkiye ile de bir denge içinde sürdürmek üzere, son dönemde PKK’nın Suriye’den çıkarılmasına ilişkin bir başka politika ile birlikte sürdürüyor. M.Karayılan’ın açıklamalarını da bu bütünlük içinde değerlendirmek gerekir. 

*

M.Karayılan açıklamasında, kendilerinin ‘hiç Sovyetçi olmadıklarını’ vurguladıktan sonra, Sovyetler’in ‘demokrasiden uzak olduğu’ için yıkıldığını, ABD’in ise ‘demokrasi’ sayesinde ayakta kaldığını tespit ediyor. Böylece tarihsel olarak da konumlanmalarının ABD’nin uzağında olmadığını ifade ettikten sonra, güncel olarak ABD’nin Suriye’deki sürece desteğinin önemli olduğunu, kendilerinin de Suriye’deki Kürt güçleri ABD ile çalışmaya yönlendirdiğini söyledikten sonra, Türkiye’de de çözüm için ABD’nin arabulucu olmasını istediklerini ifade ediyor. M.Karayılan, pek bir yoruma gerek bırakmayacak şekilde kendilerinin ABD ile her düzlemde çalışmaya hazır olduğunu ifade ederek, ABD’nin kendilerine yönelik politikalarını gözden geçirmesini istiyor. 

Bu tür pozisyon alışlar Biden sonrasında oluşacak bölge politikasında konumlanma arayışı olarak değerlendirilebilir. Sürecin hangi yönde gelişeceği, aktörler arasındaki ilişkilerin ve çelişkilerin seyrini önümüzdeki dönemde görmeye devam edeceğiz. Bütün bunlar bize önümüzdeki dönemin şekillenmesinde Biden’lı ABD’nin rolünün hem iktidar hem muhalefet politikaları üzerindeki olası etkilerini ortaya koyması açısından önemli. 

*

Sovyetler ‘in yıkılışının ardından yaşanan inançsızlık ortamında sağ liberal fikirlerin her türü sol içinde etkili olabildi. Bunlardan birisi de emperyalizm çağının sona erdiği tezleri etrafında bağımsızlıkçı fikirlerden uzaklaşmaydı. Bugün taktik-strateji adı altındaki bir tür pragmatist yaklaşımların ABD demokrasisini keşfetmeleri ya da şimdi Türkiye’deki bu İslamcı faşizmin cenderesinden kurtuluş için ABD’den beklentiler içine girilebilmesi aslında ne kadar çok şeyin kaybedildiğini ortaya koymak için yeterli. Ama belki de her şeyden çok tüm bunlar solun bağımsız bir güç olarak örgütlenerek güç kazanmasının nasıl bir acil ihtiyaç olduğunu gösteriyor. 

Emir Yıldız

SON HABERLER

SOL Parti’den CHP’ye Anayasa Mektubu

Sol Parti bugün CHP genel merkezini ziyaret etti. Görüşmede Sol Parti başkanlar kurulu üyeleri Önder İşleyen, İlknur Başer ve...