ABD’nin Yeni Soğuk Savaş Hamleleri -Analiz

ABD’nin Yeni Soğuk Savaş Hamleleri -Analiz

ABD Başkanı Biden’ın, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma “yeni soğuk savaş istemiyoruz” başlığıyla manşetlere çıktı. Biden, konuşmasında “ABD masaya döndü” sözleriyle birlikte “askeri çözümün son seçenek” olması gerektiğine işaret ederken Afganistan’dan çekilme kararına ilişkin de “eski savaşlarda savaşmak istemiyoruz” dedi.

Manşetlere çıkarılan cümlenin aksine bu konuşmada ABD’nin tam da yeni “soğuk savaşının” kodlarını görüyoruz. ABD, zayıflayan hegemonyasını tesis etmek üzere sahayı yeniden parsellemeye çalıyor. Parsellenecek sahanın iki temel noktası var. Bu noktalardan birisi NATO ekseni üzerinden Batılı emperyalist merkezlerle ittifakı güncellemek. Bunu yaparken bir süredir işlevsizleşmiş olan (ve Trump’ın çekildiği ve değersizleştirmeye yöneldiği) uluslararası emperyalist kuruluş ve merkezleri de bu eksende yeniden etkinleştirmek. 

Parselleme ve Kuşatma

Parselleme için öncelik, ittifaklarla güç ağını genişletmek. Bunun bir ucu Avrupa’ya, bir ucu da Çin’i kuşatacak Asya-Pasifik’e uzanıyor. Biden’ın, “işbirliği” ve “masaya döndük” vurgusu tam da bununla ilgili. Bunun arkasında ise, ABD’nin artık oyun kurucu rolünü kaybetmesi yatıyor. ABD imparatorluğunun ilan edildiği dönem hızla geride kaldı. Bunun sonucunda ABD’nin sahasının bir kısmı hem ekonomik hem de askeri bakımdan parsellenmeye başladı. Parsellemeyi yapan ise Çin ve kimi noktalarda da Rusya’nın geri dönüşü oldu. ABD, şimdi bu alana geri dönmeye çalışırken Afganistan gibi kendisi için maliyetli sahalardan çekiliyor. 

ABD, yeni ilişki alanlarıyla parselleme ve kuşatma hamlelerini de adım adım gündeme getiriyor. Bununla ilgili son örneklerden birisi, AUKUS yani ABD, İngiltere ve Avustralya tarafından oluşturulan ittifak oldu. ABD, bu ittifak sayeside Çine’e karşı bir nükleer ittifaka imza atıp, nükleer denizaltıya sahip olacak. Biden’ın BM konuşmasına bakarsanız başka tabii! 

Bu tür hamleler “iklim kriziyle mücadele”, “nükleer silahlanmayı durdurma”, “savaşları bitirme” gibi başlıklar altında ilerliyor. Biden’lı ABD bir yandan sistemin birikmiş kimi sorunları üzerinden göstermelik bir çözüm öznesi olacak söylemlere başvururken asıl hedefi olan Asya-Pasifik hedefine ilerleyecek yolun taşlarını döşüyor. Biden her konuşmasında bu istikameti işaret ederek müttefiklerine mesajlar vermeye devam ediyor. 

Yanıtla