Cumartesi, Şubat 27, 2021

Analiz – AKP Beyaz Saray’a Çıkacak Yol Ararken

ÖNERİLENLER

SOL Parti’den CHP’ye Anayasa Mektubu

Sol Parti bugün CHP genel merkezini ziyaret etti. Görüşmede Sol Parti başkanlar kurulu üyeleri Önder İşleyen, İlknur Başer ve...

Arap Baharı Başarısız Oldu Ancak Sefalet ve Adaletsizliğe Karşı Öfke Sürüyor – Çeviri

Counterpunch.org sitesinden kısaltılarak çevrilmiştir. Yazar: Patrick Cockburn https://www.counterpunch.org/2021/02/17/the-arab-spring-failed-but-the-rage-against-misery-and-injustice-continues/ On yıl önce, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın tamamında insanlar, egemenlerine karşı ayaklanıp demokrasi...

Dosya (2): Mustafa Sönmez – Derin Yoksulluk

Türkiye’de sayıların ifade ettiğinin ötesinde yaşanan yoksullaşma pandemi koşullarında yatay ve dikey olarak ilerledi, derinleşti. Etkin bir sivil toplum...

Dosya(1): Selçuk Candanayar – Derinleşen Kriz ve Toplumun Ruh Hali

Youtube söyleşi linki yazının altında! Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları’nda Kartallı Kazım’ ın hikayesini anlatırken söz eder açlıktan. 1. Dünya...



Erdoğan ve Saray iktidarı bir süredir Biden’den gelecek iyi haberleri bekliyor. Trump’ın başkanlığı kaybetmesiyle başlayan yeni döneme adapte olmaya hazır olduğunun sinyallerini veren AKP henüz olumlu bir yanıt alabilmiş değil. S400’ler nedeniyle alınan yaptırım kararındaki kararlılıkla birlikte, sırası gelen Halkbank davasına kadar bir dizi gerilim noktası işlemeye devam ediyor. 

*

Sıkışan Saray iktidarı ise ABD’ye uyum sağlamaya hazır olduğunun mesajlarını veriyor; ötesinde bunun için yol aramaya devam ediyor. Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar geçtiğimiz günlerde, S-400 konusunun Girit’teki S-300’lere benzer bir yöntemle çözüme kavuşturulacağını söyledi. Yunanistan’ın 1998’de Girit adasına konuşlandırdığı S-300 füze sistemi, şimdiye kadar hava savunma sistemine entegre edilmedi. 1998’den 2013’e kadar hangardan çıkarılmayan S-300’ler sonrasında da sadece bir kaç kez tatbikatlarda kullanıldı. Hulusi Akar’ın, Girit modeli vurgusu S-400’leri hangarda bekletme dahil ABD ile müzakereye açık olduklarının bir ilanıydı. Aslında bu yeni de değil. H.Akar ve AKP’nin kimi yetkileri bu sistemin NATO ve ABD ile ortak komuta içinde ele alınabileceğini de söylemiş ancak ABD tarafından bu öneri kesin bir dille reddedilmişti. Şimdi de S-400’lerin aktif hale getirilmemesi dahi her tür müzakereye açık olunacağı mesajı net bir biçimde verildi. 

*

H.Akar’ın ardında CNN’e konuşan İbrahim Kalın da ABD ile ‘tam işbirliğine hazır’ olduklarını ifade ederek; Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya ve Kafkaslara’a kadar oynayabileceği rolün ABD tarafından dikkate alınmasını umduklarını dile getirdi. Aslında bunların hiçbiri beklenmedik açıklamalar da değil. Erdoğan’a ‘aptal olma’ diye mektup yazan Trump dönemi, AKP için bir pazarlık imkanının var olduğu aynı zamanda dış politikada kimi özerk hareket imkanlarını bulabildiği bir dönemdi. Biden’la başlayan yeni dönem bu alanları kapatarak iktidarı gerilim noktalarında kesin bir tavır almaya zorluyor. Saray iktidarı tam da bu nedenle öncelikle bu yeni dönemin parçası olmak istediğini ve bu yönde adımlar atmaya hazır olduğunu ABD’ye bildirerek bir müzakere alanı oluşturmaya çalışıyor. Önümüzdeki günlerde bunları görmeye devam edeceğiz. 

*

ABD açısından ise havuç-sopa ilişkisinde, öncelikle sopayı kullanmayı tercih edecekleri ortada. S-400 konusunda esnememeleri aslında bir hizayı belirleme olarak değerlendirilebilir. ABD’de, iktidara mesajını net bir biçimde iletiyor. Bu elbette ki ABD’nin köprüleri atacağı anlamına da gelmiyor. ABD, bu çelişkileri kendi politikaları ekseninde çözmek için daha çok bastırırken öte yandan da Türkiye’yi Rusya’nın etki alanına bırakmamayı da hesaba katıyor.  Trump döneminden farklı olarak Rusya’yı sınırlama noktasında net bir gündeme sahip olan Beyaz Saray için Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri önemli bir başlık olacak. Diğer yandan da ABD’nin Suriye’de iç savaşı kışkırttığı ilk andan itibaren sahip olduğu Suriye’yi parçalama düşüncesi de geride kalmış değil. Bunun tek ayağı da Kürt hareketinin inisiyatifindeki Suriye’nin Kuzey bölgesi değil. Cihatçı güçler Suriye’deki etkinliklerini büyük ölçüde yitirmiş olsalar dahi İdlib’de toplanmış durumdalar. ABD politikalarının oluşmasından önemli etkileri olan düşünce kuruluşları son dönemde İdlib’deki cihatçılarla yeni bir ilişkinin kurulması gerekliliğini dile getiriyor.  Bu da AKP ile ABD’nin yeni bir uzlaşma zemini olarak da ortaya çıkabilir. Bu bütünlük içinden bakıldığında, ABD ile Saray iktidarı ilişkisinin S-400 odağının altında başka çelişkilerle ve ilişkilen noktaları olduğu gözden kaçırılmamalı. AKP ve MHP bloku için asıl can sıkıcı nokta ise ABD’nin YPG ile olan ilişkilerinin kalıcılık kazanması ki bu konu tüm bu adaptasyon sürecindeki gerilim noktası olmaya devam edecek. Saray sözcülerinden İbrahim Kalın’ın ‘tam işbirliğine hazırız’ dediği bu yolun nerelere kadar gidebileceğini ve nereye çıkacağını önümüzdeki günlerde görmeye devam edeceğiz. Ama şu aşamada da net bir biçimde görülen şey o ki ekonomik ve sosyal krizi taşımayan iktidar bir kez daha ABD ve AB çıpasına sığınarak ömrünü uzatmak için çabalamaya devam edecek, bunu yaparken de dün söylediği her şeyi bugün başka şekilde söylemekten geri durmayacak! Ve elbette kimse buna şaşırmayacak! 

SON HABERLER

SOL Parti’den CHP’ye Anayasa Mektubu

Sol Parti bugün CHP genel merkezini ziyaret etti. Görüşmede Sol Parti başkanlar kurulu üyeleri Önder İşleyen, İlknur Başer ve...