Çarşamba, Mayıs 5, 2021

SOL FORUM – ABD ve Gayri Nizami Harp – Emir Yıldız

ÖNERİLENLER

Şimdi de #SOLdaMahirVar #SOLdaDenizVar Soruşturması

SOL Parti Samsun İl Başkanı Coşkun Konca, SOL Parti Genel Merkezi’nin sosyal medyada yaptığı #SOLdaMahirVar #SOLdaDenizVar görselleri nedeniyle ‘terör...

Motorsikletli Kurye Emekçileri: Canımızı Hızlı Teslim Ediyoruz

İstanbul'da İşçi Dayanışma Derneği, motorsikletli kurye emekçileriyle birlikte ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, hız baskısı yüzünden işlerini can...

Muhalefetin Kalbi Sokakta – Önder İşleyen

Parti binalarımıza asılan ve her gün artarak çoğalan pankartlarımıza neden tahammül edilmediğini iyi biliyoruz. O pankartlarda yazıldığı gibi, İstanbul...

SOL Parti’ye Bu Sabah da Uşak’ta İstanbul Sözleşmesi Pankartı Gözaltısı

SOL Parti il ve ilçe örgütlerine yönelik günlerdir İstanbul Sözleşmesi göz altıları gerçekleşiyor. İstanbul Sözleşmesi Bizimdir, Tek Adam Kararı...

Emir Yıldız

Pentagon’un 2021 Bütçesi’ndeki dikkat çekici başlıklardan birisi de ‘gayri nizami harp’ oldu. Pentagon bütçesinden, Çin’i çevreleme, Rusya’nın alanını daraltma eksenli fonlarla birlikte bir de gayri nizami harp başlığı açılmış oldu. Joe Biden’in seçilmesinin ardından onun neo-faşist Trump’ın ardından demokrasi, insan hakları, ekoloji ve ırkçılık karşıtı yeni bir pencere açacağını düşünen liberal (muhalefetlerimizin) beklentileri bir yana ABD’nin daha şahinleşmiş bir politikaya hazırlandığı ortada. 

*

Peki gayri nizami harp ne anlama geliyor. Öncelikle, bunun yeni bir durum olmadığı biliniyor. Özellikle ülkemiz açısından hiç yabancı olmadığımız bir olgudan söz ediyoruz. Kısa bir hatırlatma yapacak olursak, ABD, soğuk savaş politikasının parçası olarak Türkiye dahil pek çok ülkeyle imzaladığı ‘Dolaylı Saldırı Anlaşması’ yapmıştı. Bu anlaşma ABD’ye risk gördüğü takdirde ‘doğrudan askeri müdahale’ hakkı tanıyordu. Ancak, doğrudan askeri müdahale yöntemlerinin yanı sıra -daha çok- ‘Ayaklanma Bastırma Kuramı’ çerçevesinde kontrgerilla taktiklerinin hayata geçirilmesini ifade ediyordu. 

1959 yılında yapılan ABD-Türkiye anlaşması çerçevesinde, “Genelkurmay’a bağlı bir Özel Harp Dairesi kurulmuş ve yine Amerikalıların önerisi ile Özel Harp Dairesi’ne bağlı ve tamamen sivillerden oluşan bir örgüt, yani kontrgerilla oluşturulmuştur. Özel Harp Dairesi o dönemde Amerikan Yardım Heyeti ile aynı binada çalışıyor ve masrafları ABD tarafından karşılanıyordu. İşin ilginç yanlarından biri, dönemin başbakanının böyle bir örgütün varlığından 1974 yılında Kıbrıs oyaları nedeniyle, Amerikan yardımının kesilmesi ve bu yüzden Genelkurmay Başkanlığı’nın bu örgütün masraflarını karşılamak için örtülü ödenekten yardım istemesi üzerine haberdar olmasıydı.” (12 Eylül ve Türkiye Gerçeği, Devrimci Yol Savunması)

ABD, şimdilerde ülkenin tepesine çöreklenmiş siyasal İslamcılardan ülkücü komandolara uzanan bir kontrgerilla örgütlenmesini oluşturmuştu. Maraşlar, Çorumlar… Suikastlar… Katliamlar… Ve kan gölüne çevrilmiş bir ülkenin Amerikancı cuntaya teslim edilmesine kadar her şeyin arkasında bunlar vardı. Bu yapılar kuşkusuz yeni biçimler alarak devletin parçası olmaya devam etti. 

*

ABD’nin şimdi bu yöntemi -aslında hiç vazgeçmediği bu yöntemi- daha etkin bir biçimde hayata geçireceğinin izleri ortaya çıkıyor. ABD bugün ciddi bir hegemonya kaybına uğrayarak, tek süper güç olmaktan çıktı. Egemenliğini sürdürebilmesi şimdi yıkıcı gücünü -bütün biçimler altında- kullanmasıyla ilişkilendirilmiş durumda. Bunun için de (doğrudan askeri müdahale imkanlarının da zorlaştığı koşullarda) dolaylı savaş taktiklerini yürürlüğe sokuyor. 

Pentagon bütçesindeki bu vurgu yeni başlayacak bir durumun habercisi olmaktan çok, tam da süregelen bir durumun devamı ve güçlendirilmesini hedefleyecek. Bundan kastettiğimiz şey, Libya’da, Suriye’de, Latin Amerika’da yaşananlardır… Libya’dan Suriye’ye bölge cihatçı çeteler eliyle dağıtıldı. ABD’nin dolaylı müdahale politikalarına bağlı olarak (CIA eliyle yetiştirilmiş) cihatçı güçler bir parçalayıcı iç savaş gücü olarak ileri sürüldü. ABD, Irak’tan sonra doğrudan askeri müdahale yerine böyle bir iç savaşa dayanan dolaylı müdahale yoluna giderek, ülkelerin egemenliğini ortadan kaldırmaya çalıştı. Şimdi dağılmış bir Libya, parçalanmış bir Suriye’nin arkasında bu politika ve yöntemler var. Latin Amerika’ya baktığımızda da Brezilya’da Lula’nın bir yargı darbesiyle devrilerek hapse atılması ve faşist Bolsanaro’nun iktidara taşınmasında da dolaylı müdahalenin başka bir biçimini görüyoruz. Venezuela’da ABD kuklası sözde bir muhalefet lideri etrafında bir kitle ayaklanması üzerine kurulan darbe planında… Bolivya’da Morales’in iktidardan indirilmesindeki çete ve devlet güçlerinin ortak şiddetinde… Bu yeni dönemin gayri nizami harp taktiklerini görüyoruz. 

Şimdi, Biden ile kurulacak yeni dünyaya demokrasi umudunu bağlayıp, türlü türlü beklentiler içinde pozisyon alanlar bir yana… ABD emperyalizminin bu yıkıcı gücüne karşı ülkemizde ve her yerde anti-emperyalist bir mücadeleyi 68’lerin devrimci dalgası olarak örgütlemek dışında bir çözüm de çare de yok… Demokrasi de özgürlük de bu devrimci dalganın içinden filizlenebilecek…

SON HABERLER

Şimdi de #SOLdaMahirVar #SOLdaDenizVar Soruşturması

SOL Parti Samsun İl Başkanı Coşkun Konca, SOL Parti Genel Merkezi’nin sosyal medyada yaptığı #SOLdaMahirVar #SOLdaDenizVar görselleri nedeniyle ‘terör...