SOL Parti’den İklim Anlaşması Açıklaması: Felaketlerinizi Aklamaz!

SOL Parti’den İklim Anlaşması Açıklaması: Felaketlerinizi Aklamaz!

SOL Parti, Erdoğan’ın Paris İklim Anlaşması gündemine yönelik açıklama yaptı. Erdoğan’ın, İklim anlaşmasını imzalayacaklarına yönelik sözlerinin altı boş bir vaat olduğuna işaret eden açıklamada, iktidarın 19 yılda çevreye verdiği zararın altı çizildi. Rantçı, özelleştirmelere ve sömürgeye dayalı bir sistemin bir anlaşma imzalanarak aklanamayacağı ve onarılamayacağı belirtilirken, eşitlikçi, demokratik ve kamucu eko-sosyalist politikaların gerekliliğine işaret edildi. Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Paris İklim Anlaşması’nı imzalamak felaketlerinizi aklamaz!

Dün ABD’de açıklama yapan Recep Tayyip Erdoğan, Paris İklim Anlaşması’nın TBMM onayına sunulacağını söyledi. Anlaşma taraf ülkelerin, küresel sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlamaya yönelik tedbirleri içeren eylem planları hazırlaması ve uygulaması anlamını taşımakta ve bu hedeflere ulaşma yönünde bir taahhüdü ifade etmekte. Fakat AKP hükümetinin bugüne kadar taraf olduğu uluslararası anlaşmaların gereklerini uygulama konusundaki sicil bozukluğu da asla unutulmamalı! İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olup gerekleri konusunda bir adım atmadığı gibi keyfi bir biçimde sözleşmeyi fesheden, emekçilerin, işçilerin örgütlenme özgürlüğü ve haklarına dair imzaladığı ILO sözleşmelerine uymayıp, uygulamadığı ortadayken AKP’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olma iddiasının altı boştur. 

Neticede torba yasalar, gece yarısı kararnameleri, acele kamulaştırma kararları gibi antidemokratik yöntemlerle sürdürülen felaket iktidarı, iklim krizine çözüm üretemez. AKP, kömür santrallerini öne çıkaran enerji politikalarıyla, kara ve havayoluna dayalı ulaşım projeleriyle, ranta dayalı kentleşme anlayışıyla, özelleştirmelerle ekosistemleri hoyratça sömürerek verdiği zararı bir anlaşma imzalayarak ne aklayabilir ne de onarabilir. 19 yıllık AKP iktidarının doğa yıkımındaki fütursuzluğuna, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmazdan başka söz yoktur!  

Yapılması gereken ekosistemin tahribatına dayanan ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bu kalkınma anlayışın acilen terk edilmesidir!

Bu doğrultuda fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi sonlandırılmalı; kömür santralleri, termik santraller kapatılmalı; suyun, toprağın, havanın ve ormanların metalaştırılıp tüketilmesine, kirletilmesine, zehirlenmesine son verilmeli; Kanal İstanbul gibi mega yıkım projeleri durdurulmalı, ranta dayalı kentleşme politikalarının terk edilmeli; Akkuyu nükleer santralinin inşaatı durdurulmalı, planlanan tüm diğer nükleer santral proje ve hazırlık çalışmalarının iptal edilmeli; taşkın, sel, derelerin katledilmesi gibi riskler yaratan HES’ler ile ekolojik tahribata sebep olan tüm JES’ler ortadan kaldırılmalıdır.

Ekosistemlerin sermaye birikiminin araçları olarak sömürülmesiyle ortaya çıkan bir dizi toplumsal, iktisadi ve ekolojik sorunu ifade eden iklim krizini ancak ekosistemlerin her türlü sermaye tahakkümünden özgürleşmesini sağlayacak adil, eşitlikçi, demokratik ve kamucu, eko-sosyalist politikalar sonlandırabilir.

Yanıtla