Antalya’da ve Ankara Esat-Seyran’da SOL Buluşmalar Gerçekleştirildi

Antalya’da ve Ankara Esat-Seyran’da SOL Buluşmalar Gerçekleştirildi

SOL Parti’nin “Şimdi Örgütlenme Zamanı, Şimdi SOL Zamanı” sloganıyla başlattığı ve bir süredir memleketin birçok noktasında planladığı SOL Buluşmalar devam ediyor. Ülkeyi karanlığa boğan ve emekçi halkı her alanda çıkışsız kılan iktidara ve sermaye sistemine karşı hem ülkenin nasıl yeniden kurulabileceğine dair politik tartışmalar yapılıyor hem de çeşitli mahallelere ve yerel bölgelere ait yine düzen tarafından dayatılan özgün sorunlara çözümler üretilmeye çalışılıyor. Özellikle halkın örgütlü gücüyle adalet, demokrasi, laiklik ve bağımsızlık mücadelesi vermenin önemini vurgulayan SOL Buluşmalar bugün de Antalya’da ve Ankara Esat-Seyran mahallesinde gerçekleştirildi.

Antalya’da SOL Buluşma: “Karşımızdaki iktidar kâğıttan bir kaplan, onun karşısındaki en büyük panzehir ise halkın örgütlü mücadelesidir”

Bugün saat 10.00’da Antalya’da yapılan SOL Buluşmaya SOL Parti Antalya İl Örgütü Başkanı Aysel Aydın, SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi İlknur Başer ve Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Mehmet Soğancı katıldı. Dayanışma kahvaltısının ardından Aydın’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, örgütlenme çağrısı yapıldı ve buluşmada bahsedilecek içeriklerin bir özeti sunuldu. Sonrasında Soğancı SOL Parti’nin kuruluş sürecinden, “bu ülkeye SOL gerek, SOL’un sesi gerek” diyerek yola çıktıklarından bahsetti. Laiklik, anti-emperyalizm, kamuculuk ve insanca yaşam mücadelesinin önemine değinen Soğancı bu mücadele başlıkları için örgütlü gücün önemini vurguladı. Başer ise tüm Türkiye halkı için, emekçiler, yoksullar, kadınlar ve çocuklar için AKP-MHP bloğundan kurtulmanın zorunluluğuna, siyasal iktidarın ülkeyi düşürdüğü duruma ve emperyalizme bağımlılıklarından dolayı memleketin bütün birikiminin ve zenginliğinin yağmalandığına değindi.

Bütün bu tabloda sol sosyalistlerin izleyeceği politikanın hayati olduğuna işaret eden Başer, özellikle gelecek seçimlerde hem mevcut tek adam rejiminden kurtulmak için hem de burjuva muhalefetten de solun kendisini ayırması için mücadele etmek gerektiğini vurguladı. Başer sözlerini “Bu ülkenin yeniden kurulmasına ihtiyaç var. Bu da ancak solla olabilir, solun halklaştırılmasıyla olabilir. Bunun için kolektif bir siyaseti halkın içinde yeşertmemiz gerekmektedir. Sadece 2023’ü ve sandığı bekleyen bir siyaset bu ülkeyi aydınlığa taşıyamaz. Bekleme durağında bekleyemeyiz. Biz sandığı beklemeyeceğiz, sosyalistler olarak halkın somut sorunları üzerinden mücadeleyi büyüteceğiz. Karşımızdaki iktidar kâğıttan bir kaplan, onun karşısındaki en büyük panzehir halkın örgütlü mücadelesidir” diyerek bitirdi.

Ankara Esat-Seyran’da SOL Buluşma: Böyle bir dönemde yürüttüğümüz mücadele SOL’un ve sosyalistlerin etkili bir güç olmasına sebep olacaktır” 

Bugün saat 12.00’de Ankara’nın Esat-Seyran mahallesinde “Laiklik ve Eğitim” başlığıyla yapılan SOL Buluşma; SOL Parti Ankara İl Örgütü Başkanı Mert Ünal’ın, SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Gizem Gül Kürekçi’nin ve Akademisyen Yasin Durak’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Esat-Seyran mahallesindeki SOL Kültür’de gerçekleştirilen buluşma öncesinde dayanışma kahvaltısı yapıldı.

Ünal’ın açılış konuşmasının ardından başlayan etkinlikte Kürekçi; içinde bulunduğumuz toplumsal atmosferi işaret ederek AKP’nin 19 yıllık politikalarının gericiliğe ve piyasalaşmaya dayandığını, bundan can yakıcı bir şekilde etkilenen alanlardan birinin eğitim olduğunu, çocukların ve gençlerin “dindar ve kindar bir nesil” yaratma projesine kurban edildiğini ifade etti. Özellikle 4+4+4 sistemiyle siyasal iktidarın bu dönüşümü perçinlediğine değinirken, buna karşı bilimsel, kamucu ve laik bir eğitim mücadelesi vermenin oldukça elzem olduğunu vurguladı. Diğer yandan iktidarın ve burjuva muhalefetin politikalarından bahseden Kürekçi; iktidar politikalarının halkın, gençlerin, çocukların, yoksulların ve kadınların aleyhine işlediğini ve memleketin bütün alanlarına karanlıklarını sirayet ettiğini belirtirken, burjuva muhalefetin de izleyeceği politikaların bu karanlığı aydınlatmaya asla yetmeyeceğini ifade etti. Ancak SOL bir iradeyle, bağımsız, demokratik ve laik bir politik hatla ülkenin aydınlığa kavuşabileceğine işaret eden Kürekçi, “En karanlık dönemdeyiz, en derin krizin yaşandığı dönemdeyiz, böyle bir dönemde yürüttüğümüz mücadele SOL’un ve sosyalistlerin etkili bir güç olmasına ve bir seçenek haline gelmesine sebep olacaktır” dedi.

Ardından devam eden Durak ise, ülkeyi saran gericiliğin ve siyasal İslamcı politikaların gündelik hayata sirayet ettiğinden, buna karşı edilecek laiklik mücadelesinin ekmek ve su kadar önemli olduğundan bahsetti. Laikliğin “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” gibi gerçeğe uygun olmayan tanımındansa, Marx’ın ifadesiyle “dinden politik özgürleşme” olarak tanımlanmasının bu konuda sosyalistlerin burjuva muhalefetten ayırt ediciliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Diğer yandan dünyada laikliğin gerçek anlamıyla deneyimlendiği yer olarak Sovyetleri işaret eden Durak, solun ve sosyalistlerin laikliği burjuva laiklikten çok daha farklı kavraması gerektiğinin ve ancak bu şekilde gerçek bir laiklik mücadelesi verilebileceğinin altını çizdi.

 

Yanıtla