Dünya Güncesi: Neoliberalizm çekiliyor – Hindistan, Honduras, Şili

Dünya Güncesi: Neoliberalizm çekiliyor – Hindistan, Honduras, Şili

2007 krizinden beri sallantıdan yıkıma doğru giden küresel dünya sistemi, emek mücadelesinin keskinleştiği ülkelerde kırılganlaşarak, çatlaklardan başka bir alternatifin doğumunu durduramıyor.

COVID-19 pandemisiyle gitgide derinleşen çelişkiler, dünyanın her yerinde kamu hizmetlerinin şirketlerin karına bırakılamayacak bir mecburiyet olduğunu ortaya çıkardı. Tüm gezegeni etkisi altına alan ekolojik çöküş ve gıda krizinin ortasında patlayan pandemi; sağlık, eğitim, barınma gibi hizmetlerinin, tüm dünyada yurttaşların en temel hakkı olması gerektiğini gösterirken, dünyanın her yerinde yoksullaşan, güvencesizleşen halk yığınlarının şirketlerin kar hırsına tahammülü kalmadı.
Küresel dünyada, neoliberal sistemin yarattığı sorunlar da kendisini her ülkede neredeyse denk şekilde hissettirerek, başka bir alternatifin mecburiyetini, çelişkilerin arttığı ülkelerde ortaya koydu. Şili ve Honduras’ta halkın neoliberal iktidara karşı mücadelesi, Hindistan’da çiftçilerin grevi, Bolivya’da Amerikancı darbeye halkın topyekun karşı koyuşu, sistemin yerleştirdiği iktidarların, halk mücadelesi sonucu geri çekilişinin örneklerini gösteriyor.

Hindistan’da Modi Geri Adım Attı
Hindistan’da bir yılı aşkın süredir mücadele eden çiftçileri, neoliberal düzenlemeleri geri çektirmeyi başardı. Neofaşist Mondi rejiminin, fiyat marjı belirlemesini şirketlerin insafına bırakan yasa düzenlemesi, çiftçilerin eylemleri sonrası geri çekildi. Geçtiğimiz bir yıl boyunca, 250 milyonu bulan çiftçilerin grev, direniş ve mücadeleleriyle gelen zafer, Modi’nin otoriter rejim imajına da en büyük çiziği attı. Çiftçiler, fiyat marjının şirketlere değil, devlet düzenlemesine tabii olduğu sisteme geri döndü.
Şili’de 38 yıllık Neoliberal Sistemin Sonu
Şili’de pandemi öncesinde başlayan sokak eylemleri, ülke çapına yayılmış, talepleri doğrudan sistem değişikliğine yönelmişti. 1973’de Pinochet darbesiyle gelen neoliberal anayasanın tasfiye edilerek, halkçı yeni bir anayasa için seçimlere giden Şili’de şimdi de protestoların hedefi olan sağcı Pinera rejiminin sonuna gelinirken, sol devlet başkanlığı seçiminde büyük avantaj yakaladı.

Sol, sosyalist ve komünist partilerin desteğini alan, 35 yaşındaki sol aday Boric, neoliberal sağın adayı Kast ile birlikte ikinci tura kaldı. Doğrudan darbe öncesinin halkçı, kamucu politikalarını programında bulunduran Boric, rakibinin sağ parti adayı olduğunu değil, 38 yıllık küresel sistem olduğunun farkında. İlk tur seçimlerinin ardından, 19 Aralık’taki ikinci tur seçimleri hakkında konuşan Boric, “Bugün yazdığımız bu hikaye çok, çok uzun yıllar önce başladı. 2011 veya 2006’da değil, 1973’te askeri diktatörlüğe karşı savaşanlar ile başladı. Bugün görevimiz, daha adil bir ülkeye giden en iyi yolu sunduğumuza başkalarını ikna etmektir. Unutmayacağız ki onlar bize savaş ilan ettiler ama biz umut ilan edeceğiz. Yaşasın Şili ve onun çalışkan insanları. Yoldaşlar, umut korkuyu yenecek. Devam ediyoruz.” demişti.

Honduras’ta Sol Çıkış

Honduras’ta geçtiğimiz Pazar günü yapılan seçimlerin sonuçları gelmeye başladı. Şu ana kadar açıklanan sonuçlara göre solun adayı Xiomara Castro, açık ara önde. 12 yıldır neoliberal rejimin temsilcisi olan Asfura Zablah, 2017 seçimlerinde de hile yapmakla suçlanıyordu. Son bir haftadır da muhalefet üyelerinin silahlı saldırılara uğradığı bir atmosferde yapılan seçimelrde, demokratik sosyalizmin anayasal koşullarını inşa edeceğini söyleyen Castro, seçimleri önde götürüyor. 12 yıllık neoliberal dönüşümün yarattığı yoksulluğa karşı güçlü bir seçenek olarak ortaya çıkan Castro’nun yükselişi, Asfura’nın otoriter rejimine karşın halkın korkuya yenilmediğinin de göstergesi oldu.