Günce – AKP’yi Yenmenin Yolu ve Ötesi

Günce – AKP’yi Yenmenin Yolu ve Ötesi

AKP’yi Yenmenin Yolu ve Ötesi 

AKP ekonomide ne yapmak istiyor? Günlerdir bu sorunun yanıtı aranıyor, Çin modeline geçiş mi neoliberal modelden kopuş mu tartışmaları yürütülüyor. Ne varki ne bir tutarlı politikadan ne de sahiden bir modelden söz etmek mümkün değil! Hatta artık bu krizi salt ekonominin içinden bakarak anlamak da çözümü ekonomik yöntemler üzerinden bulabilmek de mümkün değil. 

Ekonomik krizle baş edebilecek tüm kaynakları yok edilmiş bir ülkeden söz ediyoruz. AKP, dışa bağımlılığı radikal biçimde derinleştirerek görece direnme araçlarını da yok etti. Aynı zamanda MB’nin rezervlerinin ülkenin tüm birikimine hepsine el koyarak tarihin en büyük soygununa imza attı. Artık ne tutarlı bir politikadan ne bir kurumdan söz edilemez.

AKP için artık halkın memnuniyetsizliğini ortadan kaldırmak da mümkün değil. Bunun farkındalar ve aslında bunun için çabalamıyorlar. Yapmak istedikleri ilk şey rejimin çekirdeğini oluşturan rant ağını krize karşı korumak. Halka dağıtılacak küçük paylar ise kepçe ile geri almak üzerine olacak. Halkın yoksulluğu ve açlığı pahasına hayata geçirilen böyle bir politikanın uygulanabilmesinin ise ancak daha çok baskı politikasıyla mümkün olduğu ortada. Nass suresinden Bakara’ya dinin -aslında artık pek de işlemeyen- bir örtü olarak devreye sokulması bir yana MGK’da halk gösterilen sopa önümüzdeki bir OHAL rejimi ihtimalini ortaya çoktan koydu. 

Önümüzdeki günlerde AKP’nin emekçi halk kesimlerinde belli refahlamalar yaratacak adımlar atarak seçimlere hazırlanması beklentisi var. Ancak bu beklentinin gerçekçi olmadığını söylemek gerekir. AKP elbette bunu ister -bazı adımlar da atabilir- ama mevcut pahalılık ve enflasyon ortamında bunların da bir değeri olmayacaktır. Onun yerine önümüzdeki dönemde -eğer örgütlü bir karşı çıkış şimdiden ortaya konulamazsa- yoksul emekçi halkın ve tüm muhalefetin üzerindeki bir OHAL sopası altında ülkenin kaderine el koyacak yeni bir seçime gitme ihtimalini göz önünde tutmak zorundayız.

*

Hızlı çöken bir iktidarın hile ve zorbalıklarının da önüne geçebilecek bir direnme potansiyeli ise her geçen gün kendini daha çok gösteriyor. Toplumun, sokağın öfkesinin ne denli büyüdüğü ortada. Buna eşlik edecek bir örgütlü güç oluşturma ihtiyacı da kendini yakıcı biçimde ortaya koyuyor. Düzen muhalefetinin yeni bir Kemal Derviş nostaljisinin ötesine geçmeyen çıkış politikalarının bir umut ya da heyecan yaratması zaten beklenmemeli. Parlamentoya odaklanmış bir resmi muhalefetin şimdi bir tür oradaki söz ve kavgaları üzerinden sürdürülen gösteri siyasetiyle de varılacak bir yer de yok. 

Örgütlü bir halk siyasetini yaratma anlayışıyla yoksulluğa terk edilmiş acılı halkın içinde, geleceksizleştirilen gençlerin içinde güç kazanarak bu krize karşı bir direniş hattının kurulabilmesi mümkün olabilir. Sosyalist SOL krize karşı düzenin köklü bir eleştirisine dayanan dayanışmacı, kamucu, halktan yana somut bir çıkış siyaseti etrafında yürüterek bu sürecin sorumluluğu üstlenmeli. Bugün birilerinin -milletvekilliği pazarlıkları içinde- büyük bir istekle tartıştığı seçim taktiklerinin gölgesinde bırakılmayacak kadar önemli olan böyle SOL alternatifin ortaya konulmasıdır; AKP’yi yenmenin yolu da ötesi de buradan geçecek.