Hekimler 15 Aralık’ta G(ö)revdeydi: Oyalama Değil Hakkımız Olanı İstiyoruz

Hekimler 15 Aralık’ta G(ö)revdeydi: Oyalama Değil Hakkımız Olanı İstiyoruz

G(ö)revdeki hekimlerin Solsiyaset.org sitesi için hazırladıkları metni okurlarımızla paylaşıyoruz.

Hekimler 15 Aralık’ta yurt genelinde “yaşamak ve yaşatmak” için g(ö)revdeydi. Türkiye genelinde, hastaneler ve aile hekimlikleri başta olmak üzere tüm sağlık kurumlarında acil durumlar haricinde hekimler sağlık hizmeti sunmadı. Yapılan eylemler ve basın açıklamalarıyla insan ve meslek onuruna yakışacak yaşama ve çalışma koşulları için bir araya gelindi.
Sağlıkta şiddetin olağanlaştığı, hekimliğin değersizleştirildiği, çok sayıda hekimin istifa ettiği ve yurtdışında çalışmak üzere göç ettiği, muayene sürelerinin beş dakikaya indirildiği, bir meslek hastalığı olan COVID-19 pandemisi nedeniyle çok sayıda sağlıkçının hayatını kaybettiği, 36 saatlik nöbetlerle hekimlerin yaşamının ve toplum sağlığının tehlikeye atıldığı, yozlaşmış ve nitelikli sağlık hizmeti verme kapasitesini kaybetmiş bir sağlık sisteminin devamlılığı için hekimlerin çalışma şartlarının giderek ağırlaştığı günlerde, “emek bizim, söz bizim” diyen hekimler g(ö)rev eylemi yaptı.
Hekimlerin özlük hakları ve gelirleri ile ilgili yasa tasarısının geri çekilmesi üzerine iş bırakma kararı alan Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası önderliğinde, sağlık emekçileri emeklerine sahip çıktıklarını ve toplumun sağlık hakkını savunduklarını göstererek Sağlık Bakanlığı’na ve iktidara taleplerini yinelediler. Topluma ise hekimlerle dayanışma çağrısı yapıldı, acil haller dışında sağlık kurumlarına başvurmayarak hekimlerin haklı mücadelesine destek vermeleri istendi
Hekimlerin başlıca talepleri, alay edilircesine hızla açıklanıp hızla geri çekilen yasa tasarılarına karşılık, ek göstergelerin 7200’e yükseltilmesi, emekliliğe yansıyan temel ücret ve pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı verilmesi, çalışma sürelerinin ve ücretlerinin insan onuruna yakışır biçimde düzenlenmesi, meslek hastalıkları yasasının ve sağlıkta şiddet yasasının oluşturulması, özel hastaneleri besleyen sağlıktaki piyasa düzeninin son bulması, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilecek muayene süreleri ve çalışma ortamları, asistan hekimlerin görevlerinin eğitim hakkı çerçevesinde tanınması, aile hekimliği ceza yönetmeliğinin geri çekilmesi, işyeri hekimliğinde özelleştirmenin son bulması, KHK ve güvenlik soruşturmaları ile hukuksuzca işinden alıkonulmuş sağlık çalışanlarının haklarının verilmesi şeklinde sıralanıyor.
Hekimlerin bugünkü g(ö)revi, ülkenin COVID-19 pandemisinde daha da belirginleşen sağlık sistemi krizinin bir yansımasıdır. Bugünkü baskı ve sömürü düzeninin devamı için kölelik dayatması altında yaşayan her yurttaşa hekimlerin bu mücadelesi örnek olmalı, emekçiler dayanışma içinde yaşam ve çalışma hakları için taleplerini dile getirmelidir. Emek kiminse, söz onundur.