İşleyen: Tek Adamla Mücadele Ülkeyi Yeniden Kurma Mücadelesiyle Birleşecek

İşleyen: Tek Adamla Mücadele Ülkeyi Yeniden Kurma Mücadelesiyle Birleşecek

SOL Parti’nin Trabzon ve İzmir’den sonra üçüncüsünü İstanbul’da gerçekleştirdiği Devrimci Demokratik Cumhuriyet için Birleşelim mitingi Kartal’da başladı. Marmaray’da yaşanan sorun sebebiyle bir saat geç başlayan miting, binlerin katılımıyla sürüyor.
Ozan Çoban ve Güneş Demir’in sahnede şarkılarıyla katkı verdiği mitingde, Sol Parti İstanbul İl Başkanı Leyla Koç Üzüm, SOL Genç üyesi Yağmur Gündoğan ve SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi Önder İşleyen birer konuşma yaptı.
SEÇİMİ BEKLEYEMEYİZ

Leyla Koç Üzüm, tek adam rejimini sosyalistlerin örgütlü mücadelesinin yıkacağını ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizinden geçiyoruz. Halk geçinemiyoruz diye inliyor. TÜGVA’lar halkın cebinden gelen paralarla zengin oluyor. Bu mitingimizi çok tarihsel bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Bu miting çok önemli bir görev çıkarıyor önümüze: Sosyalistlerin birincil görevi bu tek adam rejimini yok etmektir.

AKP-MHP faşist dinci iktidarını tarihin en derin çöplüğüne göndermek üzere biz devrimciler kararlıyız kimsenin şüphesi olmasın. Değerli arkadaşlar, görevimiz çok önemli. Ne yaparlarsa yapsınlar bu rejimi göndereceğiz. Ancak oturup sandık bekleyemeyiz. Seçimi bekleyemeyiz. Biz öyle güçlü örgütleneceğiz ki bu sandık kararını da seçim kararını da almak zorunda kalacaklar. Sadece seçimle bu sorunlar çözülmeyecek. Bizlere yine tarihsel olarak çok ama çok önemli görevler düşüyor. Ülkenin gidişatına bugünden müdahale edebilmek için halkın sorunları etrafında örgütlenerek sosyalist programa ihtiyacımız var. Tadilatla restorasyonla bu çürümüş düzen onarılamaz.

RANTSAL DÖNÜŞÜMLE MÜCADELE

O kadar güzel bir şehirde yaşıyoruz ki. Ancak bu kötülük iktidarı en büyük kötülüğünü İstanbul’a yaptılar. Ne zaman mega proje deseler İstanbul’un bağrına hançeri sapladılar. Bugün büyük diye övündükleri üçüncü köprü, havalimanı, İstanbul’un ciğerlerini yok etti. Gözleri doymuyor. Tarihi yarımadada Galataport diye büyük bir rant projesi gerçekleştirdiler ve tarihi yok ettiler. Bizi bekleyen en büyük görevlerden biri Kanalİstanbul’u yaptırmamak. Örgütleneceğiz ve bunun karşısında duracağız. Deprem en gerçek konu. Bilim insanlarının konuşmalarına kulak vermeyenler, yoksul insanlara, sadece onları rant aracı olarak görerek, kentsel dönüşüm adı altında aslında rantsal dönüşümde bulundular. Bu konuda acil dönüşüm, mücadele başlıklarımızdan biri olacak.

Direnen İkizdere’yi selamlıyoruz. Mücadeleniz mücadelemizdir.

KADINLAR UÇURUMA YUVARLAYACAK
Birkaç gün sonra 25 Kasım Kadına yönelik şiddet ile mücadele günü. Ülkemizde durum çok vahim. AKP iktidarından beri bir günde sokak ortasında 3 tane kadın öldürülüyor. Bunlar politik cinayetler. Bununla da mücadelemiz devam edecek. Öldürülen kadınlar isyanımızdır. Ancak bu katledilen kadınları öldürenleri çok iyi tanıyoruz. AKP’nin fetvaları erkek egemen politikaları, İstanbul sözleşmesinden vazgeçişidir. Yine bu katilleri cezasızlık politikasıyla cesaretlendirenlerdir. Evet 25 Kasım’da ve 8 Mart’ta AKP karanlığına meydan okuyarak sokakları dolduran kadınlar olarak haklarımızdan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Sokakta mücadele eden kadınlara ve LGBTİ+ bireylere de buradan selam söylüyoruz. Uçurumun kenarındaki AKP’yi kadınlar uçuruma yuvarlayacaklar. Müjdeler olsun! AKP’nin sonunu kadınlar getirecek.

Tıpkı kadınlar gibi umudu yükselten, İstanbul’un dört bir yanında mücadele eden dostlarımız var. Kayyumu reddeden Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri var. Şehrin her yerinde hakkı için mücadele eden işçiler var. Validebağ gönüllüleri var. Ranta karşı mücadelelerini sürdüren Tozkoparanlılar var. İstanbul’un her sokağında, okulunda, atölyesinde mücadeleyi yükseltenler var. Selam olsun. Son olarak, memlekete SOL gerek. Şimdi örgütlenme zamanıdır. Yolumuz açık olsun.”
SOL’DA BİRLEŞELİM

Leyla Koç Üzüm’ün ardından söz alan SOL Genç üyesi Yağmur Gündoğan da mücadele çağrısı yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Kartal meydanında yürekleri burada atan ülkenin dört bir yanındaki genç arkadaşlarımıza selam olsun. Üniversitelerde gerici eğitime teslim olmayan özerk demokratik üniversite mücadelesinde ve direnişinde olan arkadaşlarımıza selam olsun. Toprağına suyuna ağacına sahip çıkan arkadaşlarımıza selam olsun. Organize sanayi bölgesinde atölyelerde çocuk yaşta emeği ve yaşamı gasp edilen genç işçi arkadaşlarımıza selam oldum. Geleceğimizi karartan ve çalan istismarcı Ensarlara, Türgev ve Tügvalara teslim olmayanlara selam olsun. İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan vazgeçmiyoruz diyenlere yaşamlarını savunanlara selam olsun. Bizler tek adam rejimine son verme yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini bilincinde olan gençleriz. Ülkemizin üstüne çöken bu karanlık düzene karşı. Hakları için mücadele eden sokakları dolduran gençleriz. Bu tek adam rejimine asla teslim olmayacağız. Bugün eşit özgür bir memleket için buradayız. Bugün insanca bir yaşam istiyoruz demek için buradayız. Laik demokratik bilimsel eğitimi haykırmak için buradayız. Bu ülkenin bütün gençlerini devrimci demokratik cumhuriyeti kurma mücadelesine çağırıyor ve bu mücadelede SOL’da birleşmeye davet ediyoruz.”

“İSTİFA EDİN!”

SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi Önder İşleyen de Türkiye’nin aydınlık bir geleceğe çıkışı için sol bir programın mecbur olduğunu ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi:

“Trabzon’da esen yelin, Bornova’da yükselen güneşin selamıyla merhaba. Bu meydandan, umudun ve cesaretin meydanından tüm memlekete merhaba. Üreten memlekete merhaba. Kuracağımız güzel geleceğe yeni başlangıçlara merhaba! Onlara, bağımsızlık için, devrim için, sosyalizm için düşenlere merhaba. Onlar kalbimizin parçaları, onlar gözlerimizden fışkıran yaş, onlar onurdur onlar gururdur onlar geleceğimizdir. Onlar bu memleketin geleceğidir. Selam olsun Denizlere Mahirlere İbrahimlere Fikri Sönmezlere. Selam olsun önderlerimize.

İnanın arkadaşlar. Umut edilen hayal edin biz başaracağız. Bu memleketi bu kötülükten kurtaracağız. Bu memleketi devrimciliğimizin olanca güzelliğiyle yeniden kuracağız. Yoksul halkımız inanın bu ülkenin devrimcileri var bu ülkenin yürekli SOLcuları var.

Ülke büyük bir çöküşte. İktidarın bu ülkeye yaptığı kötülükleri anlatmak için dahi bir dakika zamanımız yok. Her gün gıdaya akaryakıta yaptıkları zam burada. Açlık kıtlık burada. 21. Yüzyılda bu ülkeye açlığın yokluğun evsizliğin ne olduğunu gösterdi bunlar. Bu ülkenin başına bir dakika daha durmamaları gerek. Buradan sesleniyoruz. Ey Erdoğan istifa et. Çekilin. Bu ülkenin önünü açın. Artık Gidin!

MEMLEKETİ GERİ ALACAĞIZ

Yalanınızı alın soyguncularınızı alın çetelerinizi tarikatlarınızı toplayın bu ülkenin tepesinden artık çekilin gidin. Ama biliyoruz ki biz git deyince gitmeyecekler. Biliyoruz ki seçim rica edince seçimle gitmeyecekler. Artık onları bu ülkenin başından göndermek toplumsal örgütlü bir mücadeleyle mümkün. O yüzden bütün muhalefete Türkiye’nin emek güçlerine, ilerici örgütlü güçlerine çağrımızdır. Omuz omza verelim. Örgütlü mücadeleyi meydan meydan örgütleyelim. Bu ülkenin tepesinde hile ile zorbalıkla duranları hemen gönderelim.

Bu ülkenin 20 yıllık zorbalığa teslim olmamış yürekli insanları bunu başaracak. Bu iktidar bu ülkeye yapmadık kötülüğü bırakmadı. Kendi karanlık rejimlerini kabul ettirmek için her türlü zorbalığı yaptılar. Bugüne kadar teslim olduk mu? Boyun eğdik mi? O zaman şimdi bir başka şeyi yapacağız. Bu zaferi hep birlikte kazanacağız. Biz bu mücadelede bugüne kadar üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik. Bu memlekete, geleceğimize karşı sorumluluğumuzu bilerek mücadele ettik. 2010 referandumuna HAYIR diyerek başlattığımız mücadelede, bu ülkenin gericiliğe teslim olmasına karşı mücadele ettik. Şimdi buradan bir kez daha söz veriyoruz. Bu ülkeyi bu kötülükten kurtarmak için SOL Parti üzerine düşüreni yapmaya devam edecek. Biz ne istiyoruz çünkü biliyor musunuz? Biz memleketi istiyoruz. Biz memleketi geri istiyoruz. Biz memleketimizi geri alacağız.

BEKLERSEK GİTMEYECEKLER

Buradan bütün muhalefete bir sorumluluk çağrısı yapmak zorundayız. Bu iktidar için yeterince beklersek nasılsa gidecekler diyen bir anlayışla bu kötülüğü yenemeyiz. Her bir saniye bu ülkenin tepesinde nasıl kalırım diye düşünen bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzun bilincinde olmak zorundayız. Bu yüzden muhalefete sesleniyoruz, yarın nerede olacağınızın hesabını bırakın. Bu memleketin emekçilerinin çıkarını esas alan bir mücadeleyi hep birlikte sürdürelim. Bu yürüyüşler memleketin yeni bir doğumuna gidecek yürüyüşlerdir. Asla bu ülkeyi onlara teslim etmeyeceğiz.

Ne yaparlarsa yapsınlar kaybedecekler. İşçiler gençler kadınlar kazanacak. Hep beraber biz kazanacağız.

Bunu başaracağız. Buna inanıyoruz. Ama buna inanmak yetmez. Önümüzde çok zorlu bir mücadele dönemi var. Bu ülkenin bütün birikimlerini bütün kurumlarını ortadan kaldırdılar. O yüzden önümüzdeki dönem mücadelesi ülkenin önünü açacak sol bir siyaset ile mümkündür. Halkın örgütlü mücadelesiyle mümkündür.

MEMLEKETİN SOLA İHTİYACI VAR

ABD’nin Suriye seferine cihatçılık Amerikancılık ile katıldılar. Şam’da namaz kılacağız dediler. Bu politika Suriye’yi mahallemize taşıdı. Her mahallede göçmen krizinin yaşandığı bir hale geldik. Bu ülkenin tüm kurumlarını tasfiye ettiler tüm kaynaklarını yandaşlarına aktardılar. Ülkeyi tarumar ettiler. Toprağı işlemez kıldılar fabrikalarını kapattılar. Böyle bir mücadeleyi ancak sosyalizmin değerleriyle kurabiliriz. O yüzden bu ülkenin devrimcilerine ihtiyacı var. Bu memleketin sola ihtiyacı var. Önümüzdeki dönem tek adamla mücadeleyi ülkeyi yeniden kurma mücadelesiyle birleştirerek, sokaklarda mahallelerde örgütlü bir mücadeleyle dönüştürerek yapabiliriz. Biz kimseyi bunu yapmıyor diye eleştirmeyiz. Bu ancak bizim yapabileceğimiz bir şeydir. Mücadelemiz zorlu ama başaracağız arkadaşlar. Bu ülkenin 50 yıllık devrimci birikimi, tüm zorlukları aşarak gelmiş birikimi bize güç vermeye devam ediyor. Türkiye’nin geleceğinin sağ siyasete teslim edilmesine barikat olacak da bizleriz.

BARAJI SIFIRLAYIN

Dünyanın bir yeniden kurtuluşa ihtiyacı olduğu açık. Kapitalist merkezler çöktü. Burjuva demokrasisi çöktü. Dünyanın her yerinde emekçiler ezilenler sokakta. Biz 21. Yüzyılda sosyalizm arayışının da bir parçasıyız. O yüzden Türkiye’nin sorunu parlamenter demokrasiye dönüşe sıkıştırılamaz.

Tüm muhalefetin birinci görevi, bu iktidar yıkıldıktan sonra, şu Kenan Evren’in barajını kaldırın. Devrimcilerin önüne geçmek için konan o barajı sıfırlayın. Ancak böyle kurucu bir meclisle Türkiye’nin yeniden kuruluşu sağlanabilir.

Şunu da söyleyelim. Artık kimse kendi bildiğini okuyamaz. Türkiye’nin gerçek demokrasiye ulaşması için biz mücadele edeceğiz.

Tek adam sistemi tüm partilere sinmiş durumda. Siyasi partiler yasası değişmeli. Halkın söz yetki karar sahibi olduğu bir demokrasi, gençlerin üniversiteyi yönettiği rektörünü seçtiği bir demokrasiyle, Gezi’de forumlarla kurulan demokrasiyi kurmak için mücadele edeceğiz.

LAİKLİĞİ BİZ KAZANACAĞIZ

Bizim yeniden kuruluş mücadelemiz bu halkın acil taleplerinin karşılanması üzerine. Pandemi sürecindeyiz, kamu kaynaklarının tamamı özel okul özel hastane patronlarına aktarılıyor. Parasız eğitim, parasız sağlık diyoruz. Bütün sosyal bütün kamusal hakları kaldırılmış bir topluma yardım ile sorunları çözemezsiniz. Siz kimin parasıyla kime yardım edeceksiniz. Bizden ne çalındıysa hepsini geri alacağız arkadaşlar. Biz bu ülkeden çaldığınız her şeyin hesabını soracağız.

Bu ülkede din bezirganlarının bu ülke emekçilerinin oyup soğana çevirip kurdukları cenneti biz dağıtacağız. Devlette tarikat olmaz. Diyanet milyarlar içinde, lüks şatafat içinde, halkın ne yiyip ne içtiğine karışan diyanet olmaz. Bu ülkeyi laikliğe kavuşturacak mücadeleyi biz kazanacağız arkadaşlar.

Bugüne kadar birileri altıncı filonun önünde secdeye yatarken, o filoyu denize döken devrimciler bağımsızlığı savundu. Bu ülke topraklarından NATO’yu kovduğumuz bir geleceği ancak SOL verebilir.

Şimdi hep birlikte bir selam göndereceğiz. Bu ülkenin kampüsünde fabrikasında mahallesinde aklı kalbi bizimle olan herkese bir selam göndereceğiz. Bizi izleyen yüreği biizmle olan tüm dostlarımıza birlikte yürüme çağrısı yapıyoruz. Gelin arkadaşlar. Bu ülkede solu sosyalizmi birlikte savunalım. Solun bu yıldızlı bu umutlu bu güneşli yürüyüşüne katılın. Omuz omuza yürüyelim birlikte yürüyelim.

Ey sevdalı düş, fabrikalar, tarlalar, kampüsler bizi bekliyor. SOL geliyor. Biz geliyoruz. Bu memleketi değiştirmek için geliyoruz. Bağımsızlık için geliyoruz. Laiklik için sosyalizm için geliyoruz.

Son sözümüz şu. Söz veriyoruz. Bugün yeni bir başlangıç. Bu miting bizim umutlu yürüyüşümüzde yeni bir başlangıç. Şimdi sokak sokak mahalle mahalle mücadeleye var mıyız? O zaman yolumuz açık olsun. Tek yol sol! Tek yol devrim!”