Kolombiya’da Tarihsel Çıkış

Kolombiya’da Tarihsel Çıkış

Kolombiya’da yapılan son kongre seçimlerinde sol ittifak Pacto Historico (Tarihsel Pakt) kazandığı zaferle cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi umut yarattı. 13 Mart’ta yapılan kongre seçimlerinde Tarihsel Pakt ve cumhurbaşkanı adayı eski gerilla Gustavo Petro, 200 yıldır sömürülen ülkede, emperyalist bağımlılık ilişkilerinde değişim için umut yarattı.
Tarihsel Pakt, ön seçimleri kazanarak Kolombiya tarihinde solun kritik zaferlerinden birine imza attı. Ülkede görünürde sağ, merkez ve sol olarak bölünen merkez siyaset sahasında, emperyalizme tam teslimiyet içerisinde olmayan tek güç, sol ve ilericilerin koalisyonu olan tarihsel pakt. Pakt, eski devrimci liderlerin, sol-sosyalist örgütlerin, feministlerin, çevrecilerin ve yerli örgütlenmelerinin ittifakından oluşuyor. Koalisyonun cumhurbaşkanı adayı Gustavo Petro, kırsaldaki işçi sınıfından gelen eski bir gerilla lideri.
Kolombiya, Latin Amerika siyasi tarihi içerisinde özel bir yere sahip. ABD’nin sol iktidarları indirmek için düzenlediği darbeler, suikastler ve faşist rejimler ile anılan kıtada, Kolombiya, on yıllarca sağın aralıksız iktidarda kaldığı bir ülke. Bu istikrar tabii ki de siyasi kültürden, toplumsal farklılıklardan gelmiyor. Kıtanın diğer ülkeleri gibi sömürgecilikle, kolonyalizmle kanlı bir tarihi olan Kolombiya’da emperyalist unsurlar, bağımlılık ilişkilerini diğer ülkelere nispeten çok daha sıkı sıkıya kurmuş durumda.

Geçmişte yalnız ABD değil, İngiltere de Kolombiya ordusuna milyonlarca dolarlık yatırımlar yaptı. Tüm bunların sebebi devlet, asker, paramiliter güçler ittifakıyla Kolombiya’nın bağımsız hatta kaymasını engelleyebilmek, her türden sol siyaset imkanını ezebilmek. On yıllardır devletin resmi ve gayri resmi güçleri tarafından birçok devrimci sokak ortasında katledildi. Kolombiya bir narko ülkeye çevrildi.

Kolombiya üzerine bu denli titrenmesinin tek sebebi uyuşturucu veyahut bağımlılık ilişkileri değil. Tek bir sol iktidar dönemi dahi yaşamayan Kolombiya, ABD’nin kıtadaki yegane uydusuna, tabiri caizse kalesine çevrildi. CIA, kıtadaki diğer ülkelere düzenleyeceği tüm operasyonları burada kurguladı, paramiliter güçlerin ve bu güçlere sağlanan silahların yuvası haline getirildi. Bugün, emperyalizmin operasyon merkezi olarak nitelenen bu ülkede sol ilk kez iktidara bu denli yakın.

On yıllardır ülkede oligarkların demokrasi görünümlü diktatörlüğü sayılan Kolombiya’da bugün Petro, Kolombiya tarihinde ilk kez farklı bir yolun açılmasına çok yaklaştı. Batıyı en çok tehdit eden, diğer kıta ülkelerinin pembe-kızıl politikalarının yanında, ülkenin 200 yıl sonra ilk kez emperyalizmin uydusu olmaktan çıkma ihtimali. Bu ihtimalin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini önümüzdeki seçimler gösterecek. Latin Amerika’da askeri darbeler ve sivil darbelerden ağzı yanmış olan ABD’nin bu seçimlere nasıl yaklaşacağı, halkın elinden silah zoruyla bu umudun alınıp alınmayacağını, Tarihsel Pakt etrafında birleşmiş solun örgütlü mücadelesi belirleyecek.

Petro ve Pakt’ın siyasi değerlendirmesi için ise henüz erken. Marksist gelenekten gelen bir isim olarak Petro, paktın uzlaştığı kimi toplumsal refah temelli ekonomi politikaları üzerinde duruyor. Bu politikaların ve emperyalizme karşı alınacak tutum, Latin Amerika’da ABD’nin 200 yıllık uydusunu koparıp, kıtadaki diğer sol iktidarlara katabilecek mi bunu zaman gösterecek ancak bu sürecin bize gösterdiği bir şey varsa da emperyalizmin hegemonyasındaki çatlakların arasından solun her daim çıkmaya devam ettiği.