SOL Genç Eşme’de Kiraz Üreticileriyle Dayanışmada

SOL Genç Eşme’de Kiraz Üreticileriyle Dayanışmada

29 Mayıs Pazar günü Kocaeli Kartepe ilçesindeki Eşme Köyü’nde kiraz dayanışması için bir araya gelen SOL Genç’liler üreticilerle beraber kiraz topladı. Her geçen gün artan mazot, gübre ve işçilik maliyetlerinin karşısında ezilen üreticilerle dayanışmada bulundu.

Eşme köyü, AKP’nin getirdiği büyükşehir yasası ve tarım alanlarına yönelik yasal değişikliklerle köy statüsünü kaybetti. Günümüzde Kartepe ilçesinin mahallesi olarak görülen Eşme, imar tehlikesiyle de karşı karşıya. Tarımsal alanların yasa değişiklikleriyle imara açılmaya çalışıldığı bölgede üretim de bu rantın karşısında tehlikede. Aynı zamanda bölgedeki üreticilerin neredeyse tamamı, tüccar zulmüyle de karşı karşıya.

Neoliberal tarım politikaları küçük üreticileri neredeyse üretemez hâle getirdi. Dünyanın ve ülkemizin yaşadığı gıda krizi karşısında toprak, su, ekolojik denge ve tohum hayati bir önem arz etmekte. Bu kriz ancak kapitalist üretim biçimlerine karşı üreticilerin ve tüketicilerin örgütlülüğüyle aşılabilir.

Devrimciler, tarihin bugün verdiği bir görevi üstlenmeli, emekçilerin içinde dayanışmayı ve örgütlü mücadeleyi hayatın her alanından örmelidir. SOL Genç’liler, günümüz koşullarında üreticilerin kapitalizme karşı mücadelesini, birliğini ve dayanışmasını yaratmak için tarlalarda ve köylerde üreticilerle dayanışma pratiklerini yaratmaya ve devrimci bir anlayışla sürdürmeye devam edecek.

Dayanışmanın diyalektik olduğunu biliyoruz. Eşme pratiğinde üniversiteli ve liseli gençler, tarlalarda toprağın ve üretimin önemini anlarken; üreticiler de ranta açılan arsaların ve onu sömüren tüccarların karşısında kendisiyle dayanışma ilişkisi kuran devrimcilerin mücadelesini anlayacak ve sahiplenecektir.

Dayanışmadan izlenimler

Liseli bir genç: Kiraz dayanışmasından çıkardığım ve çıkarmamız gerektiğini düşündüğüm, betonlaşmanın arttığı, tarım arazilerinin imara açıldığı bir ülkede;

kiraz bahçesi diyip geçmemeliyiz. Ağaçlarımız, yeşil alanlarımız bizim bu evrendeki damarlarımızdır ve bu alanların katledilmesine izin vermemeliyiz. Tarım arazilerine yönelik politikaların iyileştirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Üniversiteli bir genç: Memleketin akan deresini, ormanını metalaştıran ve her geçen gün emeği, emekçiyi sömüren bu düzenin kökten değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu da ancak bütün memlekete yayılan bir örgütlü mücadele ile mümkün olabilir. Köy köy her yerde üç beş sermaye sahibine karşı emekçilerin, çiftçilerin birlik olması gerekiyor. Bu düzeni ancak birlik olarak değiştirebiliriz. Gençliğin mücadelesi köylere kadar yayılmalı.

Yüksek Lisans yapan bir genç: Eşme’deki dayanışma, tüccarların hakimiyet alanını daraltan bir anlayışla ilerleyerek çiftçi kooperatiflerinin kurulmasına zemin hazırlamalıdır. Tüccarlar  sabah 20 liraya aldıkları kirazın alım fiyatını akşam saatlerinde 11 liraya kadar düşürmüşlerdi. Üreteciler ürünlerini kendileri satamadıkları için tüccarlara mahkum konuma düşmektedir. Neoliberal tarım politikaları üreticilerin değil aracıların kazanmasını sağlayan bir düzendir. Üreticilerin mazot ve gübre gibi başlıca masrafları da üreticilerin karşılayamayacağı bir duruma gelmiştir. Bütün bu sorunlar ancak üreticilerin örgütlülüğüyle aşılabilir.