SOL Parti’den Fatsa’da Fındık Mitingi: Fındıkta Sömürüye Son!

SOL Parti’den Fatsa’da Fındık Mitingi: Fındıkta Sömürüye Son!

SOL Parti’nin Ordu’nun Fatsa ilçesinde emekçi halk ve fındık üreticileriyle buluştuğu fındık mitingi büyük bir coşku ve heyecanla karşılandı. Dün saat 15.00’te Fatsa Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan mitingde; müzisyenler Ali Asker, Mehmet Gümüş ve Fuat Saka şarkılarıyla fındık üreticisinin talebine eşlik ederken, fındık üreticileri de kürsüden taleplerini iletti. Fındıkta taban fiyatının 70 liraya çıkması talebi mitingin ana gündemi olurken, bölgede ve ülkede tarımda dışa bağımlılığa karşı da mücadele çağrısı yapıldı.

Kayaköy,  Kılıçlıköyü, Aslan Camii, Yemişli Köyü, Bolaman köyü, Yalıköy, Medreseönü, Çamaş, Çaka köyü de dahil 20’den fazla köyden 2500’ün üzerinde Fatsalı, yağmur muhalefetine rağmen SOL Parti’nin fındık mitingine katılarak hakkını aradı.

Fındık Bizim Canımız!

Mitingin açılışında konuşan SOL Parti Parti Meclisi Üyesi Pelin Bektaş fındığın çiftçinin en temel gelir kaynağı, hayatının en önemli parçası olduğunu ifade etti. Bektaş’ın konuşması şu şekilde:

“Fındık bizim canımız diyen memleketin dört bir yanından yollara düşenler, hepiniz hoş geldiniz, Fatsa’ya yeni bir umut getirdiniz. Fatsa’yı bize gösteren kutup yıldızlarımız, bugün aramızda olamayan tüm kaybettiğimiz arkadaşlarımızı sevgiyle anıyoruz.

Bizi fındıkla yaşayamaz hale getiriyorlar. Bugün bir kilo fındıkla pazarda poşet dolduramıyoruz. Biz fındık çuvalını sırtlayıp patikalara düşenleriz. Fındıkla geçiniriz, fındıkla eve ekmek götürürüz. Çocuklarımızı fındıkla okuturuz. Çocuklarımız için ışkın alır, dar eder, fındık toplarız.

İşgalci şirketler ve onlara yasalarla yardım eden işbirlikçiler! Soyguncular, saray oturanları, çocuklarımızın geleceğini çalıyorlar, bize ‘yeme içme okuma’ diyorlar. Onlar fındığa, ekmeğe, canımıza düşmanlar. Altın diye diye nefese, toprağa, hayata, umuda düşman oldular. Biz emeğimizin, ürettiğimizin, fındığımızın değerini de kıymetini de biliyoruz. Hakkımıza sahip çıkmak için yan yanayız. Fındık bizim canımız 70 lira hakkımız!

70 Lira Hakkımız, Söke Söke Alırız!

Bugün sömürenler emekçilerden korkuyorlar, bizden korkuyorlar. Bu memleketin dağı, taşı, havası, suyu bu memleketin genci, çiftçisi, kadını onlardan alacaklı. Bizler biliyoruz. Her gecenin sabahı gelir. Biz geliriz. Özgürlüğün emeğin dayanışmanın zamanıdıt şimdi, artık yeter! Onlar kaybedecek biz kazanacağız! İnadına gülelim mücadele edelim. İnadına hep beraber şarkılarımızı türkülerimizi onlara inat okuyalım.”

Bektaş’ın ardından sahneye çıkan Ali Asker “Bu ülkeden umut ve kucaklaşma istiyorum” diyerek konserine başladı.

Asker’in konserinden sonra Fatsalı kadın üreticiler sahnede söz aldı.

Fındıkla Şeker Alınmıyor

Fındık üreticisi Hatice Salbaş kürsüden şunları ifade etti: “Bize diyorlar ki fındık orman mahsulüdür, ama fındık 70 yıldır bizim geleceğimizdir. Biz nasıl geçinelim fındık olmadan? Söke söke alacağız hakkımızı. Hakkımız bu hakkımız! Ben 70 yaşındayım bir türlü doyamadım. Doyan gidiyor, biz hep açız. Hakkımızı alana kadar devam edeceğiz. Ya verecekler ya verecekler. Bizi bankalara borçlandırdılar. İcraya veriyorlar, neyimiz varsa alıyorlar. Biz bunların ekmeğini istemiyoruz, ekmek 10 lira olmuş biz bu ekmeği nasıl alacağız? Biz bunların hakkını değil kendi hakkımızı istiyoruz. Dolar geliyor dolar gidiyor biz hala açız. Biz doymadan çalışıyoruz. Biz başaracağız hakkımızı alana kadar devam edeceğiz. Görecekler!”

Sonrasında yine fındık üreticisi olan Seyhan Ocak ise şu şekilde seslendi: “Biz Fatsalı olarak, Karadeniz insanları olarak fındık üreticisiyiz, kadını erkeği olarak bu işi yapıyoruz. Yevmiyeler 250 lira olmuş. Bizden sonra fındık çıksa ne olur, köylüler gelirlerini fındıktan sağlıyorlar. Başka bir yolları yok. İnsanlar gelirlerini ya fındıktan ya zeytinden karşılarlar, oranın toprağında ne varsa. Bugün bu ülkede tarımı bitirmişler, 3 bin lira maaşla kimse çocuğunu okutamıyor. Benim çocuğum üniversitede, fındıkla okutabilir miyim bu çocuğu? Bugün fındık işçiliği işsizler ordusuna yazılmıştır. İstiyoruz ki fındığımız 70-100 lira olsun. Biz hakkımızı istiyoruz. Yanlış bir şey yapmıyoruz. Bir kilo fındıkla bir kilo şeker alınmıyor düşünebiliyor musunuz? Fındık 70 lira olsun, yolumuz açık olsun!”

Bir başka kadın fındık üreticisi de iktidarın tarım politikasını hedef aldı: “Hoş geldiniz arkadaşlar, biz Karadenizliyiz işçiyiz! İşçi istediğini alamadı. Koca evlerde et bulunmuyor, hayvancılık kalmadı, devlet bize destek verdiğini söyleyerek yalan konuşuyor. Desteğinizi bekliyoruz. Mazotun fiyatı almış başını gitmiş. İşçilerin durumu ortada. Devlet maaş artırıyor, her şeye de zam getiriyor. Kaşıkla veriyor kepçeyle alıyor. Yiyecek fındık yok. Fındık 70 lira olsun!”

Üretici Emeğinin Karşılığını Alacak

Üreticilerin ardından kendisi de Ordulu fındık emekçisi olan bir ailede büyüyen SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi Önder İşleyen kürsüye çıktı. İşleyen meydandakileri selamlayarak fındık konusunda gelinen duruma değindi ve üreticilerin taleplerinin altını çizdi. İşleyen’in konuşması şu şekilde: “Bu umut meydanını, bu mutluluk meydanını SOL Parti adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Biz bugün hakkımızı aramak için buraya geldik. Emeğimizi çalanlara, fındığımızı çalanlara karşı bu meydanda biriktik. Sizden bir şey istiyorum. Ayağa kalkalım, sesimizi sağır sultan duysun, hakkımızı almaya geldik söke söke almaya geldik! Halka kulaklarını tıkamış saraylılar duysun. Fatsa meydanından sesleniyoruz. Fındık üreticisi emeğinin karşılığını alacak. Birleşe birleşe başaracağız bunu. Bugün olduğu gibi omuz omuza birbirimize yaslanarak başaracağız. 15 gündür Fatsa’da, Ünye’de, Gürgentepe’deyiz. Bizi misafir eden, bizim yürüyüşümüzde birlikte ayak izi bıraktığımız köylerimiz var. Onları selamlıyorum. Hakkımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Demirci Köyü, Kökeli Köyü, Aslangazi ve ismini sayamadığım gittiğimiz tüm köylerden Fatsa’dan, Ordu’dan tekrar selam olsun.

Akp Tekellerin Emrinde

Bir selamımız daha var! ‘Ben ne yaptıysam halkım için halkımla birlikte yaptım’ diyen Fikri Sönmez ve yol arkadaşlarına bin selam olsun! İşte bu meydanda yine o ses, sizin sesiniz yankılanıyor! Kardeşler biz bu yoksulluğa bize dayatılan bu sefalete mahkum değiliz. Kendileri saltanat içinde yüzüyor. Bu ülkedeki ekonomik kriz emekçilerin krizi, yoksulların krizi. Onların bir krizi yok! Bizim cebimizden alıp her gün kendi kasalarını doldurdular. Buradan sesleniyoruz. Bu harami saltanatı yıkılacak! Bu harami saltanatını hep beraber birleşerek yıkacağız. Türkiye’nin bu çok sevdiğimiz güneşli güzel günlerini hep beraber yaratacağız!

Bizim fındığımızı 20 yılda değersizleştirdiler. Ben de burada fındık bahçelerinde büyüdüm. Fındık ekmektir, fındık okuldur, düğündür, dernektir. Hepsinden alıkoydular. Emeğimizden çalıp emperyalist tekelleri zengin ettiler. Avucumuzda ne varsa sömürdüler. AKP iktidara geldiğinde dediler ya ‘yerliyiz milliyiz’ diye, oysa ki IMF ve Dünya Bankası’nın emrindeler. Onlar istedikleri için Fiskobirlik’i tasfiye ettiler. Fiskobirlik halkın güvencesi olan bir kurumdu, onu tasfiye ettiler. Üreticilerin cebinden çıkan malıyla aldığı mülkü, Fiskobirlik’in tüm varlığını zenginlere peşkeş çektiler. O Fiskobirlik’in yerine ne yaptıklarını siz iyi biliyorsunuz! Bu iktidar böyle bir iktidar. Yoksuldan alıp zengine veren bir iktidar. Ama artık buna dur demek zorundayız. Hayat pahalılığının bu kadar yüksek olduğu bir yerde bütün fiyatların 3-4 katına çıktığı yerde biz bir kez daha söylüyoruz: Fındık en az 70 lira olmalı ve bu enflasyon ortamında sürekli güncellenmelidir. Zenginin parasına kur güvencesi verenler emekçilerin hakkını vermek zorundadır.

Toprağı Siyanürle Oydular

Fındığı bekleyen bir tehlike de şudur: Fatsa’nın tepesini oydular, siyanürle zehirleyip yok ettiler toprağımızı. Fındık bu acımasız tekellerin elinde mahvoldu. Taş ocaklarıyla mahvoldu. Biz bu ülkenin yurtseverleri devrimcileriyiz. Bu toprakları emperyalist tekellere peşkeş çekenlerden hesap soracağız. Tüccarıyla, tefecisiyle hepsini bir bir kovacağız. Buna inancımız tam. Bunu başarmak zorundayız.

Ülkeyi Yeniden Kuracağız

Gittiğimiz köylerde ‘az bile söylüyorsunuz, doğru söylüyorsunuz 70 bile az’ dediler. ‘İstiyorsunuz ama vermezler’ dediler. Az önce teyzemiz dedi ki ‘vermeyecekler zaten söke söke alacağız.’ Evet vermeyecekler biz alacağız! Örgütlü bir toplum yaratarak kendi ellerimizle kendi gücümüzle kazanmayı bilen bir toplum yaratacağız, örgütlü bir toplum olacağız. Buradan bütün Fatsa’ya devrimciler olarak bir söz veriyoruz. Bu mitingden sonra fındıkçının, taş ocağı istemeyen halkın emekçinin yanında olacağız. Yeni bir Fiskobirlik kurmak mı, köy köy örgütlenerek bu mücadeleyi büyüteceğiz. Üreticiler kendi meclisleriyle örgütlenecek. Kendi haklarını arayacak. Biz bu mücadeleyi tüm gücümüzle sürdüreceğiz.

Biz kazanacağız! Buna inanın. Bu ülkenin emekçileri kazanacak. Çok yakında kazanacak. Bu ülke güneşe çıkacak. Bu kara bulutlar dağılacak, bu abluka dağılacak. Kendinize inanın, bize inanın, bu ülkenin devrimcilerine inanın. Bu ülkesini seven tüm yurtseverlerle birleşerek kazanacağız!”

İşleyen’in konuşmasının ardından Mehmet Gümüş ve Fuat Saka fındık üreticilerine destekle şarkılarını söylediler.