SOL Parti’den Halk Buluşmaları: Artık Yeter!

SOL Parti’den Halk Buluşmaları: Artık Yeter!

SOL Parti, bu hafta sonu dört noktada “Örgütlü Bir Toplum İçin Halk Buluşması” adlı buluşmalar gerçekleştirdi. Eylül ayından beri memleketin onlarca yerinde düzenlenen SOL Buluşmalarla ve Kasım ayında Trabzon’da, İzmir’de ve İstanbul’da yapılan mitinglerle emekçi halkı örgütlü mücadeleye teşvik eden SOL Parti, ülkenin getirildiği karanlığı ancak halkın örgütlü gücünün sona erdirebileceğini savunuyor.  Bu amaçla 27 Kasım’da Adana ve Mersin’de SOL Parti PM Üyesi Alper Taş’ın ve BirGün Gazetesi Ekonomi Editörü Ozan Gündoğdu’nun; 28 Kasım’da ise Soma ve Akhisar’da yine Alper Taş’ın ve eğitimci Feray Aytekin Aydoğan’ın katılımıyla Halk Buluşmaları düzenlendi.

Halk Buluşmalarında Türkiye’nin ekonomik durumu, hayat pahalılığı ve rejimin krizi üzerine değerlendirmeler yapıldı. İktidarın ekonomi politikalarının döviz kurlarının yükselmesine ve emekçi halkın gittikçe yoksullaşmasına sebep olduğu belirtilirken; halkın geniş kesimlerinin “yerlilikle, millilikle” kandırıldığı fakat bunun aksine iktidar politikalarının emperyalizmle çelişmediği ifade edildi. AKP’nin sürdürülemez bir ekonomi politikası yürüttüğünün ve bu politikanın enflasyonu, ekmek ve mazot fiyatlarını, doğalgazı, elektriği, konut fiyatlarını gittikçe arttıracağının ve işsizliğin yükseleceğinin altı çizildi.

Erdoğan’ın 2001’deki ekonomik krizin bir sonucu olarak doğup yükseldiğinin hatırlatıldığı Halk Buluşmalarında; AKP’nin önceki iktidarlardan daha liberal ve özelleştirmeci olduğu, Kemal Derviş yasalarıyla zararı toplumsallaştırdığı ve ekonomik krizin faturasını emekçi halka ödettiği belirtildi. 2008 krizinin etkilerinin Türkiye’de tek adam rejimiyle daha şiddetli hissedildiğine, ekonomik krizden çıkış için en acil şekilde Erdoğan’ın istifa etmesi gerektiğine, uzun vadede ve asıl çözüm için ise ekonominin toplumcu, kamucu, demokratik bir planlamayla düzenlenmesinin şart olduğuna işaret edildi. Ayrıca çalışma saatlerinin düşürülmesi, özelleştirilen KİT’’lerin kamulaştırılması, zenginlerden daha çok vergi alınması gibi talepler de dile getirildi. Hep birlikte “hükümet istifa” çağrısının sokaklarda, meydanlarda yükseltilmesinin de oldukça önemli olduğu vurgulandı.

SOL Parti’nin görevlerine de değinilen buluşmalarda; en acil görevin rejimi yenmek olduğu ve SOL Parti’nin de bu amaçla rejime karşı olan en geniş muhalefette yer aldığı ifade edildi. Rejimin yenilmesi anlamında en geniş muhalefetin bir parçası olmanın yanı sıra, ülkenin gerçek anlamda aydınlığa kavuşmasının ancak devrimcilerin değerleriyle örülecek emekçi halkın örgütlülüğüyle mümkün olabileceği vurgulandı. Bu anlamıyla Türkiye’nin geleceğinin kurulması konusunda en geniş muhalefetten başka bir noktada olduğu belirtilen SOL Parti’nin; gerçek anlamda bağımsızlık, laiklik, kamuculuk ve demokrasi ekseninde bir politika ve örgütlülük izlediğinin altı çizildi.